Başkentin ilham veren kadın girişimcilerinden YEPUD Başkanı Tülay Akın, tutkuyla kurduğu “Tülay’ca Organizasyon” markasının perde arkasındaki hikâyeyi şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine anlattı.

Estetik bakışı, zarafeti ve detaylara verdiği önemle sektörde fark yaratan Akın, özel anları unutulmaz hatıralara dönüştürmenin sırlarını paylaştı. Cesaret, sabır ve sevgiyle büyüyen bir girişimin öyküsü sayfalarımızda sizlerle… Keyifli okumalar dileriz.
Tülay Hanım, “Tülay’ca Organizasyon” markasının arkasındaki ilham kaynağı nedir? Girişimci kadın olarak bu yola çıkarken sizi en çok motive eden unsur neydi?
“Tülay’ca Organizasyon” benim için sadece bir iş değil, kalpten gelen bir tutkunun dışa yansıması. Her şey insanların hayatlarındaki en özel anları özenle tasarlamak isteğiyle başladı. Yıllar içinde gördüm ki, bir etkinlik sadece masa düzeni ya da çiçek seçimi değil; bir duygunun, bir hikâyenin anlatımı ve süreç yönetimi. Bu markayı kurarken en büyük ilham kaynağım; detaylara olan sevgim, estetik bakışım ve “kadın eli değmiş” zarafetin fark yaratacağına olan inancımdı. Beni en çok motive eden şey ise, insanların mutluluğuna dokunmak, o özel anların bir parçası olabilmekti.
Kariyeriniz boyunca karşılaştığınız zorluklar oldu mu? Bu süreçte sizi ayakta tutan, vazgeçmemenizi sağlayan güç neydi?
Elbette zorluklar oldu. Özellikle sektörde kendi çizgimi kabul ettirmek ve “farklı bir bakış açısı” oluşturmak başlangıçta kolay olmadı. Ancak ben her zorluğu öğrenme fırsatı olarak gördüm. Yorgun olduğum zamanlarda, bir organizasyon sonunda gelen o içten teşekkür, bir çiftin gözlerindeki mutluluk bana her defasında yeniden güç verdi.
Beni ayakta tutan en büyük güç; inancım, üretme tutkusu ve “işimi gerçekten severek yapmak” oldu. Çünkü inanıyorum ki, sevgiyle yapılan her iş mutlaka karşılığını buluyor.

İş dünyasında kadın olmanın getirdiği avantajlar ve dezavantajlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce girişimci kadınların en büyük fırsatları nelerdir?
Kadın olmanın iş dünyasında bazı zorlukları var ama ben her zaman bunun aynı zamanda büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Kadınlar detayları görür, duyguları hisseder ve incelikleri önemser. Bu da özellikle etkinlik tasarımı gibi duygusal bağın önemli olduğu bir sektörde çok büyük bir fark yaratıyor. Girişimci kadınların en büyük fırsatı, yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyabilmeleri. Cesaretle, sabırla ve tutkuyla ilerleyen her kadın, kendi markasını hayal ettiği noktaya taşıyabilir.
“Tülay’ca Organizasyon” olarak sektörde fark yaratmak adına benimsediğiniz en önemli değer ve vizyon nedir?
Bizim için her şey “kişiye özel” anlayışından geçiyor. Her etkinlik bir hikâyedir ve biz o hikâyeyi en zarif şekilde anlatmayı hedefliyoruz. Konsepte uygun tonlar, doğal dokular, sade ama etkileyici tasarımlar… “Tülay’ca” dediğimiz şey tam olarak bu: sade, şık, içten ve duygusal. Vizyonumuz; insanların kendilerini özel hissettikleri deneyimler yaratmak. Yalnızca bir etkinlik değil, hatıralarda yer edecek bir atmosfer tasarlamak.
Başarı hikayenizde genç kadın girişimcilere özellikle hangi mesajı vermek istersiniz? Onlara ilham verecek en önemli tavsiyeniz nedir?
Her şey bir hayalle başlar. O hayale inanmak, onu korumak ve sabırla büyütmek gerekir. Ben genç kadınlara hep şunu söylüyorum: “Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın, kendi tarzınızı bulun.” Her şey bir anda değil, adım adım olur. Ama inançla, sevgiyle ve emekle yapılan hiçbir iş boşa gitmez. Cesaret, tutku ve istikrar… Bunlar varsa, başarı da mutlaka gelir.

Gelecek hedefleriniz ve “Tülay’ca” markası için planladığınız yenilikler hakkında bizlere neler söylemek istersiniz?
Önümüzdeki dönemde markamızı daha dijital bir çizgiyle buluşturmayı planlıyoruz. Sosyal medyada “Tülay’ca” estetiğini daha fazla kişiye ulaştırmak, kişisel hikâyeleri dijital tasarımlarla harmanlamak istiyoruz. Aynı zamanda sektördeki genç kadınlara mentorluk yapabileceğim projeler geliştiriyor, 20 yıllık deneyimimi aktarabileceğim danışmanlık çalışmaları üzerine yoğunlaşıyorum. Çünkü “sektör dayanışmasına “ inanıyorum, paylaştıkça çoğalıyoruz.
