Geleceğe Kodlanan Strateji!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisi, bu ay dijital dünyanın stratejik derinliğini, analitik bakışını ve yüksek disiplinini bir araya getiren vizyoner bir ismi ağırlıyor:Cansu Aydın. Hukuk ve felsefenin sağladığı düşünsel altyapıyı, uzun yıllara dayanan dijital pazarlama deneyimiyle birleştiren Aydın; kurucusu olduğu FratresTechnology ile markalara teknik altyapıdan pazarlama stratejisine uzanan bütüncül bir büyüme modeli sunuyor. İstanbul’un dinamik temposundan Avrupa hedeflerine uzanan bu güçlü yolculuk, sektörde sürdürülebilir başarının ancak bilgi, sistematik çalışma ve doğru mühendislik yaklaşımıyla mümkün olduğunu gözler önüne seriyor. Keyifli geçen röportajımız sizlerle, iyi okumalar dileriz.

Röportaj: Hatice Şeyma Basut

Cansu Hanım, kariyerinizin başından bugüne kadar sizi en çok şekillendiren dönüm noktaları nelerdir ve bu deneyimler Fratres’i kurarken vizyonunuza nasıl yansıdı?

Açıkçası kariyerimin temelini, çocuk yaşta başlayan bir “hayatta kalma ve kendini var etme” refleksi oluşturdu. Çocuk Esirgeme Kurumu’nda geçirdiğim dönem, bana çok erken yaşta sorumluluk almayı, güçlü durmayı ve kendi yolumu kendim açmayı öğretti. Bu deneyimler bugün hâlâ karar verme biçimimi şekillendirmeye devam ediyor. Hukuk eğitimi analitik düşünme kapasitemi güçlendirirken, felsefe eğitimi olaylara yüzeysel değil, kökensel ve kavramsal düzeyde yaklaşmayı öğretti. Bu iki disiplin birleşince, çalışma tarzım doğal olarak “derinlik ve sistematiklik” üzerine kuruldu. Dijital pazarlamada geçirdiğim 12 yıl boyunca şunu fark ettim: Sektörde herkes bir şeyler yapıyor gibi görünse de gerçekten öğrenen, araştıran ve emek veren kişi sayısı çok az. Bu durum hem markalara hem de tüm sektöre zarar veriyor. Fratres’i kurarken temel motivasyonum, sektöre gerçekten derinlikli çalışan, düşünen, öğrenen ve markanın içine girip bir “ekip arkadaşı” gibi hareket eden bir sistem kazandırmaktı. Bugün Fratres tam olarak bu prensiplerin üzerine inşa edilmiş durumda.

Kurucusu olduğunuz FratresTechnology’nin temel misyonunu nasıl tanımlıyorsunuz? Şirket olarak yazılım geliştirme ile dijital pazarlama danışmanlığını bir arada sunmanın avantajlarını nasıl konumlandırıyorsunuz?

Fratres’in misyonu çok net: Markaların hem teknik hem de stratejik ihtiyaçlarını tek bir çatı altında çözerek sürdürülebilir büyüme sağlamak. Bizim için dijital pazarlama yalnızca reklam çıkmaktan, yazılım ise sadece kod yazmaktan ibaret değil. Bunların her biri birbiriyle bağlantılı, bütünsel bir ekosistemin parçaları. Bir markanın altyapısı, veri akışı, CRM sistemi, web performansı ve entegrasyonları güçlü değilse, pazarlama stratejisi ne kadar iyi olursa olsun bir noktada tıkanmaya mahkûm olur.

Bu nedenle pazarlama ve yazılım ekiplerini aynı yapıda topladık. Bu yaklaşım ne sağlıyor?

  • Kampanyalar çıkmadan teknik altyapı hazır hale geliyor.
  • Yazılım geliştirilirken pazarlama hedefleri doğrudan dikkate alınıyor.
  • Veriler tek noktadan ve doğru şekilde akıyor.
  • Strateji “hissiyatla” değil, gerçek zamanlı teknik kapasite ve veriye dayalı olarak tasarlanıyor.

Kısacası biz markalara bütüncül bir “büyüme mühendisliği” sunuyoruz.

Özellikle İstanbul’da etkili faaliyetleriniz olduğunu biliyoruz. Bu pazarda karşılaştığınız en büyük fırsatlar ve zorluklar nelerdir?

İstanbul, Türkiye’de iş yapıyorsanız hem büyük bir fırsat hem de gerçek bir stres testidir.

Fırsatlar açısından:
İstanbul’daki markalar analitik düşünmeye, detaycılığa ve global standartlara oldukça açık. Bu durum, bizim gibi disiplinli ve derinlikli çalışan ekipler için önemli bir avantaj oluşturuyor.

Zorluklar açısından:
Sektörde hâlâ çok fazla yüzeysel iş yapılıyor ve “hızlı çözüm” beklentisi oldukça yaygın. Ayrıca pazarlama, herkesin kolaylıkla yapabileceğini düşündüğü bir alan olarak görüldüğü için fiyat rekabeti çoğu zaman anlamsız seviyelere çekiliyor.

Ancak bizim avantajımız şu:
İş modelimiz gereği yüzeysel çalışan yapılar doğal olarak eleniyor. Bize gelen markalar derinlik, analiz ve gerçek bir iş ortaklığı arıyor. Biz de tam olarak bunu sunuyoruz.

Teknoloji çözümleri ile pazarlama stratejilerini entegre ederken hangi yaklaşımlardan faydalanıyorsunuz?

Teknoloji çözümleri ile pazarlama stratejilerini entegre ederken üç temel prensipten faydalanıyoruz:

1) Önce veri
Bir markayı anlamadan işe başlamıyoruz. Veriyi analiz ediyor, darboğazları tespit ediyor ve kullanıcı davranışlarını detaylı şekilde okuyoruz.

2) Teknik ve stratejinin aynı masada olması
Bir kampanya fikri ortaya çıktığında, yazılım ekibi eş zamanlı olarak bu kampanyayı mümkün kılacak entegrasyonları hazırlıyor. Böylece teknik altyapı ile strateji hiçbir zaman kopuk ilerlemiyor.

3) Her şeyin ölçümlenebilir olması
Bizde “hissedilen başarı” diye bir kavram yok. Başarı mutlaka ölçülür, takip edilir ve raporlanır.

Bu yaklaşım, Fratres’i sadece bir pazarlama şirketi olmaktan çıkarıp gerçek bir teknoloji partnerine dönüştürüyor.

Dijital pazarlama ve yazılım dünyası hızla değişiyor. FratresTechnology’nin önümüzdeki yıllarda  büyüme stratejisi ve inovasyon yönü nedir?

Önümüzdeki yıllar için üç temel büyüme ve inovasyon hedefimiz var:

1) AI tabanlı büyüme teknolojileri
Yapay zekâ ile çalışan pazarlama sistemleri geliştiriyoruz. Kampanya optimizasyonundan içerik üretimine, hedeflemeden raporlamaya kadar birçok süreç otomasyona taşınıyor. Böylece markalara daha hızlı, daha verimli ve daha ölçeklenebilir çözümler sunabiliyoruz.

2) Avrupa’da büyüme
Özellikle Almanya ve Avusturya pazarında güçlü bir potansiyel görüyoruz. Fratres’in disiplinli, analitik ve teknik yaklaşımının Avrupa’daki KOBİ yapısına çok uygun olduğunu düşünüyoruz.

3) Uzmanlık dikeylerinin derinleştirilmesi
Medikal, teknoloji, eğitim ve danışmanlık gibi sektörlerde derin uzmanlık alanları oluşturuyoruz. Her sektör kendi özel dilini ve dinamiklerini gerektirir; biz de o dili öğrenip o yapıya uygun çözümler üretiyoruz.

Kadın bir kurucu olarak, girişimcilere ilham vermek adına neler söylersiniz?

Ben şunu öğrendim: Kadınların başarısı, kendilerine bir alan açmalarından değil; kendi alanlarını bizzat inşa etmelerinden geliyor. Ben hiçbir zaman kendimi “engellerle mücadele eden bir kadın girişimci” olarak konumlandırmadım. Yolumu hep “kendi sistemini kuran bir profesyonel” olarak yürüdüm. Kadınlara en çok şunu söylemek isterim: Başarı, dışarıdan verilen bir ünvanla ya da sağlanan destekle gelmez. Başarı; kendi dayanıklılığınızı, bilginizi ve emeğinizi görünür kılmanızla gelir. Ve en önemlisi: Kendi hikâyeniz bir gün bir başkasının yoluna ışık olacak. Bu yüzden yürümeye, üretmeye ve var olmaya devam edin.

 

İletişim: [email protected]